SPONSOR

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü’den Deniz Zeyrek’e AK Parti ve MHP’nin üzerinde anlaştıklarını duyurdukları barajı yüzde 7’ye düşüren yeni Seçim Kanunu’nu değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu mevcut kanunun 12 Eylül darbe hukukunun ürünü olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Sorunun kaynağı da bu. Seçimden yüzde 34 oy alan bir parti bu sayede parlamentodaki sandalyelerin yüzde 60’ını alıyor. Buradan eğer gerçekten doğu dürüst bir seçim kanunu yapacaklarsa milli iradenin parlamentoya yansıyacağı bir kanun yapmalılar.

Biz seçim barajının yüzde 10 olmasını istemiyoruz. Makul bir düzeyde olabilir, 7 olabilir, 5 olabilir, 2 olabilir. Şahsi kanaatim, yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı TBMM’ye gelebilmeli. Parti TBMM’de temsil edilebilmeli.”

Seçim yasasıyla oynayan iktidar gidicidir

Kılıçdaroğlu’na yeni yapılacak seçim kanununda ittifakların önüne geçebilecek düzenlemeler olma ihtimalini hatırlattım. İlk tepkisi “bunu yapabilirler” oldu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

Kaynakları doğru dürüst kullanmadı, öncelikleri doğru dürüst belirleyemedi, saraya kapandı, Türkiye gerçeklerinden koptu. Şimdi ben sarayda nasıl varlığımı sürdürebilirim arayışı içinde. Hangi yasada hangi değişikliği yaparsa yapsın, Erdoğan gidecek. Toplum istemiyor artık. İlk seçimde bir iktidar değişikliği olacak. O iktidar değişikliği gerçek anlamda bir uzlaşma kültürünü de getirecek. Partiler arasında bir kan davası var, kendi siyasetimizde gelenekleşmiş. Türkiye’yi süratle bu algıdan kurtarmak lazım. İnsan odaklı, Türkiye’nin büyüme stratejini sağlıklı belirleyen, güçlü bir ülke stratejisiyle yolumuza devam etmeliyiz.”

Seçime kaç adayla gidilmeli?

Kılıçdaroğlu’na İYİ Parti lideri Meral Akşener’in “ittifak ilk tura tek adayla gitmeli” yorumunu da anımsattım. Şu karşılığı verdi:

Hangisinde daha başarılı olunur bugünden kestirmek zor. Önümüzdeki süreç içinde kamuoyu yoklamalarıyla ya da bu işi iyi bilen kişilerle oturup konuşmak lazım.

Adres İmralı’dır yaklaşımını doğru bulmuyoruz

Bir başka gündem maddemiz de “HDP muhatap alınabilir” sözüne HDP’li Sezai Temelli’nin verdiği “Muhatap İmralı” yanıtıydı. Kılıçdaroğlu’na Temelli’nin açıklamasını sorunca, gazetelerde okuduğunu söyledi ve şöyle konuştu:

“Eğer ülkede kritik bir sorun varsa, uzun yıllardır çözülemiyorsa, çözümün adresinin TBMM olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu yeni söylemiyorum. Öteden beri söylüyorum. Devletin meşru organlarla muhatap olması gerektiğini her ortamda her fırsatta söylüyorum. Bütün kritik sorunlar milli kurtuluş savaşı dahil TBMM’de konuşulmuş, çözümler bulunmuş ve Türkiye sorunların aşılmasını Meclis’in sayesinde gerçekleştirebilmiştir. Var olan bütün sorunların TBMM’de uygarca tartışılarak çözülebileceğini ortak irade bulunabileceğine inanıyoruz. Sonuçta sorunlar ülkenin sorunudur, bir şahsın sorunu değil. ‘Adres İmralı’dır’ yaklaşımını doğru bulmuyoruz.”

SPONSOR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here